Web sitesinin çalışması ve analiz için çerezler kullanıyoruz. Sitede kalmaya devam ederek bunların kullanımını kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla
Odalara göre iç mekânlar
Yemek alanındaki konforu birkaç basit karar belirler ve en sık atlananlar da bunlardır. Masadan kalkılan tarafta, sandalye rahatça çekilip arkasından geçilebilsin diye yaklaşık bir metre boşluk bırakılır; masanın üzerindeki sarkıt armatür, oturanın gözünü almayacak ve kalkanın başı çarpmayacak yükseklikte asılır; bu ışık her zaman ayrı bir anahtara bağlanır, aksi halde akşam yemeği genel tavan aydınlatmasıyla aydınlanır.
Projelerimizde yemek alanı genellikle mutfak ve oturma alanıyla bağlantılıdır, ayrı bir oda olarak kapatılmaz. Bu yüzden malzemeleri ve aydınlatması ortak mekânın parçası olarak seçilir: masa, üç alanın buluştuğu merkez olur.







.webp%3F2026-09-18T17%253A11%253A25.230Z&w=3840&q=75)


.webp%3F2026-09-18T17%253A10%253A41.296Z&w=3840&q=75)






.webp%3F2026-09-18T17%253A10%253A15.432Z&w=3840&q=75)

.webp%3F2026-09-18T17%253A10%253A23.889Z&w=3840&q=75)
.webp%3F2026-09-18T17%253A10%253A10.648Z&w=3840&q=75)



Yemek alanı tasarımında masa ve sandalyelerin yeri duvarın ortasına göre değil, her yandaki geçişe göre belirlenir: oturup kalkan kişinin arkasında yaklaşık bir metre boş alan kalmalıdır, yoksa sandalye her seferinde dolaba ya da yandaki masaya çarpar. Masanın şekli (yuvarlak, oval ya da dikdörtgen) çoğu zaman yalnızca misafir sayısına göre değil, geçişin geometrisine göre de seçilir: dikdörtgen masanın koridor duvarına dayandığı yerde yuvarlak masa köşeden yer kazandırır.
Projelerimizde yemek masasının üzerindeki armatür neredeyse her zaman mutfağın ya da oturma alanının genel aydınlatmasından bağımsız, kendi anahtarını alır: aksi halde misafirli bir akşam yemeği, mutfak temizlenirken yakılan aynı soğuk ışıkla aydınlanır. Sarkıtın yüksekliği, ışık karşıda oturanın gözünü almayacak ve masadan kalkan kimsenin başı armatüre çarpmayacak şekilde hesaplanır. Aradaki fark birkaç santimdir, ama masada rahat oturulup oturulamayacağını bu belirler. Bu devreye neredeyse her zaman dimmer eklenir: aynı masa sabah ve akşam farklı ışık seviyeleri ister.
Bizde yemek alanına nadiren ayrı malzemeler seçilir: zemin genellikle mutfağın devamıdır, mobilya da renk ve dokusuyla oturma alanını tamamlar; böylece göz aynı mekândaki üç alan arasındaki sınıra takılmaz. Masa bu anlamda kompozisyonun merkezi olur: yalnızca mobilya değil, ocaktan, kanepeden ve odanın girişinden gelen geçiş yolları da onun çevresinde buluşur.
Yemek alanının yakınındaki büfe, vitrin ya da kapalı nişler, mutfak dolaplarında tencerelerle karışık durmaması gereken tabaklar, masa örtüleri ve çatal bıçak takımları için yer sağlar. Projede bu yer mutfağın uzak bir köşesinde değil, masanın hemen yanında planlanır; yoksa misafir için sofra kurmak dairenin bir ucundan öbür ucuna gidip gelmeye dönüşür.